Milli Gururumuz Burcu Dağ'ın sıra dışı hayatı

Sadece Afyon’un değil Türkiye’nin gururu Milli Atlet Burcu Dağ ile Mustafa Türk Cafelife için özel bir röportaja imza attı. Birçok uluslararası şampiyonluklarının yanı sıra Dünya 2.si olarak Türk bayrağını dalgalandırdı.

Milli Gururumuz Burcu Dağ'ın sıra dışı hayatı
10 Şubat 2021 - 20:41 - Güncelleme: 10 Şubat 2021 - 23:19

Sadece Afyon’un değil Türkiye’nin gururu Milli Atlet Burcu Dağ ile Mustafa Türk Cafelife için özel bir röportaja imza attı. Birçok uluslararası şampiyonluklarının yanı sıra Dünya 2.si olarak Türk bayrağını dalgalandırdı.

Milli Gururumuz Burcu Dağ ile Mustafa Türk’ün yaptığı röportajın fotoğrafları Ömer Mazi tarafından çekildi. Akarçay yapılan röportajda Dağ spora nasıl başladı?, nasıl milli takıma yükseldi?, kimlerden destek gördü, kimler yalnız bıraktı? Çarpıcı hayat hikayesi ve zirvede olmanın dayanılmaz yalnızlığını yaşayan Burcu Dağ ile yapılan söyleşiye buyurun.

M. Türk, Burcu Dağ kimdir bize kendinizden bahseder misiniz?

Dağ, Aslında gerçek hikaye burada zaten. Nereden başlasak bilemiyorum ama sizinle ilk kez kimsenin bilmediği bir olayı paylaşmak istiyorum. Bu anlatacaklarımı çok az kişi biliyor.

M.Türk, Bizde heyecanlandık bak şimdi?

Bizim içinde bilinmesinde bir sakınca yok. Benim aslında iki annem, iki babam var. Biri öz ailem diğeri bana bakan, beni büyüten, okutan, yetiştiren ailem. Ve ben her iki ailemi de çok seviyorum.

Evlatlık verilmişim

M. Türk, Bu çok büyük bir sorumluluk. Bize böyle bir olayı anlattığınız için çok teşekkür ederim. Nasıl olmuş hikaye anlatmanızda bir sakınca var mı?  

Elbette yok. Çünkü bu durum benim için yok sayılacak, saklanacak bir olay değil. Tam tersi benim için çok anlamlı ve benim zenginliğim. Öz ailem halamın çocuğu olmadığı için beni 1.5 yaşına geldiğimde halama vermişler. Ben Afyon merkezde halamla büyüdüm bu olayı 18 yaşımda öğrendim. Öz annemin adı Gülay, öz babamın adı Akif Arı. Beni büyütenlerin ve asla haklarını ödeyemeyeceğim ikinci ailemdeki annemin adı Emine babamın adı İbrahim Dağ. Asla onları bir birinden ayırmam. Ve bu durumdan da asla rahatsızlık duymadım. Tabi ki önce bir şaşkınlık yaşadım ama sonra keyfini çıkarmaya karar verdim.

M.Türk Uzun süre tek çocuk olduğunu sanıyorsun, sen verildiğine göre başka kardeşlerinde vardır?

Elbette 18 yaşıma kadar tek çocuk olarak büyüdüm daha sonra bu olayı öğrendikten sonra kuzenlerim olduğunu sandığım kişilerin kardeşlerim olduğunu öğrendim. 1989 doğumlu ablam var, 1993 doğumlu ve 1996 doğumlu erkek kardeşlerim var. Yani 4 kardeşiz.

M.Türk, film gibi vallahi. Neyse biz okul hayatına dönemlim nerelerde okudun?

İlkokul 3. Sınıfa kadar Hüseyin Türkmen ilköğretim okulunda okudum. 4. Sınıftan sonra Ali Çetinkaya İlköğretim Okulunda okudum ve liseyi Ali Çetinkaya Kız Meslek Lisesinde Çocuk Gelişimi Bölümünü okudum.

M. Türk, Peki bu arada koşuya olan ilgin nasıl başladı kim keşfetti?

İlk önce 9 yaşımda 2003 yılında Ali Çetinkaya ilköğretim Okulunda okullar arası yarışında koştum Beden eğitimi öğretmenim Aytekin Altınçekiç benim iyi koştuğumu söyledi ve okullar arası yarışlarda koşmamı sağladı. O zamandan sonra spora olan ilgim arttı.

Çelimsiz bir kızdım

Peki ailenin ilgisi nasıldı senin koşmana?

Ailem başta benim koşmama çok sıcak bakmıyordu. Ben küçükken de çok zayıf ve çelimsiz olduğum için “neren koşacak senin” diyorlardı. Ben yarışlarda birinci gelmeye başladıktan sonra bu durum ailemin de hoşuna gitmeye ve benimle gurur duymaya başlamalarıyla tam destek görmeye başladım.

M. Türk, sadece koştun mu başka sporla hiç ilgilenmedin mi?

Çocukluğumdan itibaren spor yapmayı çok seviyorum. İlk tanıştığım spor koşu oldu ama başka spor dallarıyla da ilgilendim. İlk ve ortaokulda okul takımda atletizm yaptım ve atletizmde başaralı oldum. Lise yıllarım da ise voleybol oynadım ve voleybol takımında kaptanlık yaptım ayrıca 2 yıl da karate ile uğraştım. Lise son sınıfta BESYO için hazırlanmaya başladım.

M. Türk, Ali Çetinkaya’da Çocuk Gelişimi Okuyup, neden Besyo?

Çocukları çok seviyorum ama ben sporla ilgili bir kariyer planlıyordum. O nedenle BESYO’ya hazırlanıyordum. Ama bir olay var onu anlatmadan geçemeyeceğim. Üniversiteyi kazandıktan sonra bilinçsiz bir beden eğitimi öğretmeni babama kızını Besyo’ya gönderme o okulda öksüz ve kötü huylu çocuklar okuyor deyince biraz ailemle sorun yaşadım ama sonuç güzel oldu kazanan ben oldum.

6. ayda milli 7. Ayda Dünya 2.si oldum

M.Türk, çalışmaya başladınız ne kadar sonra dereceler gelmeye başladı?

27 Eylül 2009’da ciddi bir çalışmaya başladım ve 6 ay sonra milli atlet oldum. Çok kısa bir sürede hayallerimin ötesinde bir yerdeydim. 7. Ayda ise Milli takım formasıyla ilk uluslararası yarışıma Slovenya Kamnik’ta yapılan Dünya Dağ Koşusu Şampiyonası vardı 5 Eylül 2010’da dünya 2.si oldum. Bu yarış 4 kilometre ve sürekli yukarı tırmanış şeklinde koşulan bir yarış. Bu benim için çok büyük bir onurdu. 7. Ayda dünya 2.si olmak aklımın ucundan bile geçmezdi.

Söz var destek yok

M. Türk, örnek aldığın bir koşucu oldu mu?

Ben küçüklüğümden itibaren Süreyya Ayhan gibi olmak istiyordum onun için hep öyle koşmak milli olmak dünya ve Avrupa’da dereceler yapmak istiyordum ve hayaliyle yaşadım ve bu hayalime de kavuştum.

M.Türk 7 yıl Milli atlet oldun o sürede kimlerden destek gördün?

Ailem, benim en büyük destekçim. Başka bir destek yok desem yalan olmaz. Afyonlu milli bir sporcuydum ama ne maddi ne de manevi bir destek kimseden görmedim. Herkes bravo, aferin senin yanındayız dediler ama hepsi o kadar. Ben Milli formayı giymişim ama amatör kümede oynayan bir topçu kadar kıymet vermiyorlar.

M.Türk, Birazda başarılarından bahsedersek önümüze nasıl bir tablo koyarsın?

Atletizm branşında birçok kategoride Türkiye Şampiyonluklarım ve derecelerim var. Dünya ve Avrupa’da ki Şampiyonalara bakılacak olursa Dünya 2.ligim, Avrupa Şampiyonluğum ve takım halinde de Dünya Şampiyonluklarım ve Avrupa Şampiyonluklarım var. En son Üniversiteler Dünya Şampiyonasında 3. olduk.

M.Türk Spor Dışında nasıl bir hayatın var?

Spor dışında yine spor yapan biriyim Beden eğitimi öğretmenliği okuyorum. Termal kaplıcalara gidiyorum. Bisiklete biniyorum. Küçük tepelerde traking yapıyorum. Yüzmeyi seviyorum ve bol bol yüzüyorum. Ailemle zaman geçirmeyi çok seviyorum. Bir de ev temizliği çamaşır bulaşık en çokta yemek yaparak vakit geçiriyorum. Çok fazla sporun dışında diğer hanımlar gibi arkadaş gruplarım yok.

YORUMLAR

  • 0 Yorum